Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz

 
Gelişmiş Arama

64531 Mesaj 9908 Konu- Gönderen: 3542 Üye - Son üye: Yusuff76
Sayfa: [1]   Aşağı git
Yazdır
Gönderen Konu: HAFIZ-I ŞİRAZİ VE ŞİİRLERİ  (Okunma Sayısı 21144 defa)
Gülzar-ı Haseneyn
Tam Üye
***
Mesaj Sayısı: 139


Seni ey gül sever cânım ki cânâna hitâbımsın


« : Ağustos 11, 2010, 02:51:26 ÖÖ »

         

                       HAFIZ-I ŞİRAZİ VE ŞİİRLERİ


 Hiç şüphesiz ; o münacat anlarında, yalnız köşemizde Rabbimizle  baş başa kaldığımız zamanlarda,O’na  söyleyebileceğimiz en güzel sözleri şiirlerle birlikte takdim etmek ; bizim sevgimizi çoğaltacak, bağlılığımızı arttıracak ve netice itibariyle Rabb’ul  âleminin de bize nazar etmesini sağlayacaktır.


İbni  Fariz, Mevlana, Sadi, Feyz Kaşani, Attar, Iraki  velhasıl  hiçbir şair Hafız’ın yerini tutamaz, hepsi bir çıra misali yanarak şiirler yazmışlarsa Hafız bir orman gibi yanarak söylemiştir.


 Evet, Hafız’ın şiirleri “zor şiir” dir, fakat anlaşılmaz değildir, her mısrada onlarca üstün ve ulvi öğretileri içinde barındırmaktadır. Nitekim merhum Allame Tabatabai gibi büyük alimlerden bazıları Hafız’ın şiirlerine sayfalar dolusu şerhler yazmıştır.


Aslında Hafız’ın şiirlerinin zor olması, sözlerinin değişik yönlere çekilebilmesinde yatmaktadır, öyle ki  çok farklı dünya görüşü ve  ideolojilere sahip kimseler  onun şiirlerini sahiplenmektedirler.


 Gerçektende Hafız çok ilginçtir; hem Allame gibi büyük ariflerin secdegâhının kenarında ve hem de şarkıcıların dilinde .. herkes Hafız’dan kendi kapasitesine ve dünye görüşüne göre bir şeyler bulmakta.
 Kimi mecazi aşklarında , Hafız’ın şiirlerini etrafı yanık güzel kokulu aşk mektuplarına yazıyor, kimi de kunutunda Rabbiyle münacatında okuyor.Belki sırf bu yüzden “lisan’ül gayb” olarak adlandırılmıştır.
 

Hafız’ın şiirleri ilahi aşkı kalpte hissettirendir, mana itibariyle de sürekli motive ederek ilerlemeyi sağlayan..
 

Evet , gönlü yanık , gözü yaşlı ve tüm şiirlerinde gönlü yanık gözü yaşlı olmanın yolunu gösteren büyük insandır Hafız.Zira bu yüzdendir ki Feyz Kaşani gibi büyük alim , arif , filozof  hepimize seslenerek mutlaka onu  şiirlerini okumamız gerektiği nasihatini vermektedir.




Ey yar ! Mehan zi eşar illa gazeli Hafız..    Şirin ne boved ey yar ! İlla gazeli Hafız..


Dost!
Şiir okuyacaksan, okunacak yalnız Hafız’ın gazeli,
Gönlü hoş ve mesrur eder yalnız Hafız’ın gazeli,
Başka şairlerde azdan çoktan bir şey bulursun,
Oysa baştan sona sırlarla dolu yalnız Hafız’ın gazeli.

Elin boşsa, üzülme doldurur yalnız Hafız’ın gazeli,
Elinden tutup Hakka götürür yalnız Hafızın gazeli,
Gazelde söz sahibi  Sadi dir bunda şüphe yok,
Fakat gönlü uyandıracak olan yalnız Hafız’ın gazeli.




                 DÜN GECE

Duş vekti seher ez gusse necatem dadend
Vander an zulmeti şeb abı heyatem dadend
Bihod ez şeeşei pertu zatem kerdend
Bade ez camı tecelli sıfatem dadend


Dün gece seherde beni gamdan kurtardılar
O gece karanlığında, ab-ı hayat sundular

Zat ziyasının parıltısıyla kendimden geçtim
Bana sıfat tecellisinden tesnimler sundular

Ne mübarek ve kutlu bir geceydi o gece
Kadir gecesiydi bana yeni bir hayat sundular

Artık yüzümü sevgilinin cemalinden ayırmam
Çünkü bana sevgilinin zat cilvesini sundular

Muradına ulaşıp, mutluysam niye hayret!
Fakir ve müstahaktım, sadaka diye  sundular

Hatif, o gün bana bunların müjdesini verdi
Çünkü bütün acılara sabır ve sebatı sundular

Dilimden dökülen bütün bu balları şekerleri
Sabrıma karşılık olarak kamış diye sundular

Hepsi Hafız’ın himmeti ve âşıkların duasıdır
Dünyanın acısından kurtul diye sundular.




           GÖNÜL YAN

Dilâ be sûz ki suz-i tû karhâ be kuned
Niyaz-ı nîm-şebî def-i  sed belâ be kuned
İtab-ı yâr-i perî-çehre, âşıkâne bekeş
Ki yek kereşme, telâfi-i sed cefâ be kuned


Gönül yan, senin yanışın nice işler halleder
Gece yarısı bir dua nice yüz belayı defeder

Sevgilinin bütün nazına, cefasına aldırma
Bir göz kırpışı nice yüz cefayı yok eder

Mülkünden melekûtuna hicapları kaldırır
Bunu sadece kendi hizmetçisine nasip eder

Aşkın tabibi İsa nefesli, pek şefkatlidir
Sende dert görmese hangi derdi deva eder

Kendini Rabbine bırak, işinle beraber
Sana kimse acımaz, ama O rahm eder

Bu karanlık kaderimden usandım, ne olur
Umulur ki seherde bana bir dua eder

Hafız yandı, zülfünden bir koku almadan
Belki bu arzuya bir sabah yeli vasıl eder







           YOLUNA BAĞIŞLADIK

Ma hasili hud der seri hamhane nehadiym
Mehsulu dua der rehi canane nehadim
Der hermeni sed zahit akil zened ateş
İyn dağ ki ma ber dili divane nehadim


Biz her şeyimizi aşk yolunda bağışladık
Duadan elimize geçeni sevgiliye bağışladık

Yüzlerce akıllı zahit harmanına ateş saldık
Ateş ateşiyle ki, delice gönlümüze bağışladık

Ezel padişahı aşk  hazinesini bize verdi
O günden beri bu canı dünyaya bağışladık

Bundan sonra kimin sevgisi kalbe girer
Lebleri mühür diye bu kapıya bağışladık

Hırkayı giyip de amel etmeyen münafıktır
Size kalsın, biz kendimizi rindlere bağışladık

Avare olmuş bu gemi bak nasıl da gitmede
Çünkü canımızı o incinin aşkına bağışladık

Hafız gibi bir hayaline de razıyız
Lakin dilenci himmeti mi bağışladık.




                 EZEL

Der ezel pertov-i husnet zi tecelli dem zed
Aşk peyda şod ateş be heme alem zed
Cilveî kerd roheş did melek aşk ne daşt
Eyni ateş şod ez în gayret ber âdem zed


Ezelde güzelliğin her şeye tecelli olup
Aşk oluştu bütün alemi yakıp yok etti

Güzel  yüzün, melekte aşkı görmedi
Gayretle ateş olup insana isabet etti

Akıl da o şuleden bir ışık almak istedi
Şimşekler çakıp dünyayı altüst etti

Lafta âşık bu sırlara bakmak için geldi
Gayb eli göğsüne vurup oradan def etti

Kutlu can yüzündeki gamzeye heveslenip
Dalga dalga saçları görünce temaşa etti

Başkaları hep hoşluk kurası çeke dursunlar
Gönlümüzse, yine dertleri kabul etti

Hafız kalbine senin aşkını yazdığı gün
Bak nasıl bütün neşelere veda etti




          GÖNÜL ELDEN GİDİYOR

Gönül elden gidiyor ne olur Allah için gelin
Dertler aşikâr oluyor ne olur yardım edin

Gemimiz karaya oturdu rüzgâr haydi essene
Sevgilinin yüzün görmek için haydi hareket edin

Feleğin on günlük sevgisi acıdır, masaldır
Dostlar gün saymak yerine hep iyilik edin

Bülbül gülün yanında dün ne güzel söyledi
Sarhoşlar uyanın sabah meyiyle hizmet edin

İskender aynası şarap kadehidir baksana
Görün padişahlar akıbetini hayâ edin

Her iki dünya hoşluğu iki sözde özettir
Dostla mürüvvet, düşmanla müdara edin

İyilerin iyilik sokağına bırakmadılar bizi
Beğenmedinizse ne olur kaderi altüst edin

Hafız meye bulaşmış hırkayı isteyerek mi giydi
Temiz şeyhim bu durumdan beni mazur edin





Kayıtlı

Dünyada hiç kimse yoktur ki, onu Allah'a ulaştıracak bir yol bulmasın.
çeşmi_siyahım
Tam Üye
***
Mesaj Sayısı: 127


ALLAHUMME ACCİL-Lİ VELİYYİKEL VEREC...


« Yanıtla #1 : Ağustos 12, 2010, 02:10:46 ÖÖ »

paylaşımız hakikaten çok güzel teşk ederiz. onun şiirlerini anlamak ve anlatmak ayrı bir hilim istiyor gerçekten. hayatından tutun divanelerine kadar hepsi ayrı anlam yüklü mücevher misali... okumak yetmiyor sanki onu ve eserlerini hissetmek ve tefekkür etmek hafıza verilecek en büyük hediye bence

dua ile
vesselam...
Kayıtlı

EğiLenLer oLacak
düzeLteceKsin..
BeLki engeLLeyenLer oLacaK
saBreDeCeKsin..
KaRşı çıKanLar oLacaK
DireNeCeKsin..
gizem
Ziyaretçi
« Yanıtla #2 : Ocak 26, 2011, 07:50:30 ÖS »

hafız üstaddır mevlana gibi şems gibi. Aşk tercümanlarıdırlar onlar. fuzuli gibi nesimi gibi...ve hafızın şiirlerine zor denilmesinin sebebi bir kelime ile milyonları ifade edebilmektir. hafızın yeri başkadır lakin mevlana'yada haksızlık etmeyelim kim bilir kimlerin gecelerine şem olup Aşk'ı öğretmiştir. paylaşımınız için teşekkürler
Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git
Yazdır
Gitmek istediğiniz yer: